Prof. Dr. Sedat KÖSE

17 NİSAN 1966'da YOZGAT'ın BOĞAZLAYAN ilçesinde doğdu. İlköğrenimini sırasıyla; AYDIN-SULTANHİSAR, HAKKARİ-ŞEMDİNLİ, KONYA-YUNAK ve SEYDİŞEHİR'de tamamladı.

1984 YILINDA ASKERİ KULELİ LİSESİ'NDEN mezun oldu.

1990 YILINDA GÜLHANE ASKERİ TIP FAKÜLTESİ'nden Hv.Tbp.Tğm. rütbesiyle mezun oldu. Gata Komutanlığında bir yıl stajyer teğmen olarak görev yaptıktan sonra, 1991-1993 yılları arasında Balıkesir 9. Ana jet Üs Komutanlığında uçuş hekimi olarak çalıştı.

1993-1997 GATA Kardiyoloji AD’ da uzmanlık öğrencisi olarak çalıştı.

1997 yılında TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ'nde ELEKTROFİZYOLOJİ VE ARİTMİ alanında eğitim aldı.Takiben HOLLANDA MAASTRİCHT VE BELÇİKA AALST şehirlerinde bulunan akademik hastanelerde gözlemci olarak çalıştı.

2001 yılında ülkemizde ilk Atriyal Fibrilasyon Ablasyon işlemini gerçekleştirdi.

2009 yılında PROFESORLÜK ünvanını aldı.

2009 yılında ülkemizdeki ilk Perkütan Epikardiyal Ablasyon işlemini başarıyla uyguladı.

Ülkemizde halen görev yapmakta olan 110 aritmi uzmanının 35’i Prof. Dr. Sedat KÖSE tarafından yetiştirilmiştir.

GATA KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALINDA ARİTMİ, ELEKTROFİZYOLOJİ VE KALP PİLLERİ LABORATUVARI SORUMLUSU olarak çalıştı.

Konusuyla ilgili bir çok yayını bulunan Prof. Köse, aynı zamanda TKD Aritmi Çalışma Grubu Başkanlığı görevini yürüttü.

Prof. Dr. Sedat KÖSE, bir çocuk babasıdır.

Ablasyon Tedavisi

TarafındanYeliz Fatoş Yazıcı 4 sene önceYorum Yok
Anasayfa  /  İşlemler  /  Ablasyon Tedavisi

Sağlıklı bir insanın kalbi istirahat esnasında dakikada 60- 100 defa atmaktadır. Bu sayı herhangi bir rahatsızlık olmasa bile spor ve egzersizler, heyecan ve stres gibi durumlarda artış ya da düşüş gösterebilmektedir. Ancak bu durum oldukça normal bir durum olup, sağlıklı insanların tekrar istirahata geçmesi ile düzene girmektedir. Yalnız, herhangi bir rahatsızlık ile birlikte kalp atış sayının değişmesine de aritmi adı verilmektedir. Aritmi yani kalp atış hızındaki bozukluk, kalp atış ritminin bozulması olarak da bilinmektedir. Aritmi, anormal hızlı yani taşikardi ve anormal yavaş yani bradikardi olarak iki farklı şekil göstermektedir. Ablasyon tedavisi tüm aritmilerde uygulanmamakta ve doğru tedavi yöntemi olamamaktadır. Ancak bazı aritmilerde de en uygun tedavi uygulaması olarak kullanılmaktadır.

Ablasyon tedavisinin kullanıldığı aritmileri şu şekilde sıralayabiliriz:

1- Supraventriküler taşikardi ( kalbin üst kısmından kaynaklanan taşikardiler)
2- Ventriküler taşikardilerin bazı tipleri
3- Atrial Futter
4- Atrial Fibrilasyon
5- Ventriküler prematüre atımlar ( özellikle de hastanın yaşantısını olumsuz etkileyen durumlarda)

Ablasyon Tedavisinin Faydaları

Ablasyon tedavisi, pek çok farklı aritmi sebebine en iyi tedavi edici olarak uygulanmaktadır. Özellikle de uzun yıllar aritmiden şikâyet eden hastalar ablasyon tedavisi ile bu sorunlarından kolay bir şekilde kurtulabilmektedirler. Ayrıca aritmi nedeni ile hayatları boyunca kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak zorunda kalan hastalarda tedavinin başarılı bir şekilde sonuç vermesi ile bu ilaçların kullanma zorunluluğu ortadan kalkmaktadır. Ablasyon tedavisinde en önemli nokta ise kalbin ameliyatla açılmamasıdır. Zira ablasyon tedavisinde kasıktan küçük kateterler vasıtasıyla kalbe ulaşılmakta ve kalbin açılması gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Birkaç günlük bir dinlenme sonrasında normal yaşantıya dönülebilen ve ağrısız bir işlem olması da tedavinin en önemli noktalarından bir diğeridir.
Ablasyon tedavisi uygulanırken dikkat edilmesi bazı noktalar bulunmaktadır. Özellikle de bazı kalp hastalarına ablasyon uygulaması yapılamamaktadır. Özellikle de kalbin kulakçık ya da karıncığında trombüs (pıhtı) olan hastalarda ablasyon tedavisi uygulanamamaktadır.

Ablasyon Tedavisi sırasında bazı hastalarda genel anestezi uygulansa da genellikle lokal anestezi uygulaması ile hastayı tam uyutmadan uygulanan bir işlemdir. Ablasyon tedavisinde komplikasyon olma olasılığı genelde oldukça düşüktür. Özellikle de konusunda deneyimli hekimlerce ve iyi bir merkezde uygulanan tedavide pıhtı atma riski % 1’den bile daha düşük olmaktadır. Ancak nadiren de olsa kalp kasında delinme kanama, kalp zarı iltihabı, kalp kapağının zedelenmesi, kateter yerinde kanama, felç gibi riskleri de bulunmaktadır. Fakat ablasyon tedavisinde ölüm oranı 500 hastada bir görülebilmektedir.
Ablasyon tedavisindeki başarının yüksek ve riskin en az olması pek çok sebebe bağlıdır. Özellikle de uygulamayı yapacak olan doktorun konusundaki tecrübesi ve deneyimi, kaç kez uygulamayı yaptığı ve kaçında başarılı olduğu oldukça önemlidir. Ayrıca hastanın tedavi sonrasındaki yaşam tarzı ve sağlığına özen göstermesi de uygulamanın başarısını arttırmaktadır.

Kategori:
  İşlemler
Bu içerik 0 kere paylaşıldı.
 100

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.